İnsanlık tarihinin bilinen en eski ve en tehlikeli zoonoz hastalıkları arasında yer alan kuduz, hayvandan insana geçen ancak yüzde yüz önlenebilir bir enfeksiyon olma özelliği taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, küresel ölçekte her yıl yaklaşık 59 bin insan kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu trajik tablonun en ağır yükünü ise gelişmekte olan ülkeler ve savunmasız çocuklar çekiyor.
Tek Sağlık Yaklaşımı ve Hayati Önlemler
Kuduzla mücadelenin temelini, insan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan Tek Sağlık yaklaşımı oluşturuyor. Uzmanlar, insanları bu ölümcül virüsten korumanın en etkili ve ekonomik yolunun hastalığı doğrudan kaynağında kurutmak olduğunun altını çiziyor. Sahipsiz ve sahipli hayvan popülasyonlarının düzenli olarak aşılanması, toplum sağlığının korunmasında hayati bir rol oynamaktadır.
Aşılama Oranı Yüzde 70’in Üzerine Çıkmalı
Bilimsel veriler, bir bölgedeki hayvan aşılama oranının yüzde 70‘in üzerine çıkarılması durumunda kuduz riskinin tamamen ortadan kalktığını kanıtlıyor. Bu kapsamda evcil hayvan sahiplerinin yıllık kuduz aşılarını aksatmaması yasal ve vicdani bir zorunluluk olarak öne çıkarken, yerel yönetimlerin sahipsiz hayvanlar için yürüttüğü kısırlaştırma ve aşılama çalışmaları da büyük önem arz ediyor.
Isırılma Vakalarında Hayat Kurtaran İlk Müdahale
Herhangi bir şüpheli hayvan tarafından tırmalanma veya ısırılma vakasıyla karşılaşıldığında zamanla yarışılıyor. Böyle bir durumda yaranın derhal bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanması, virüsün yayılmasını yavaşlatan ilk ve en kritik adım olarak biliniyor. Temizlik işleminin ardından vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak profilaksi (koruyucu tedavi) sürecine başlanması gerekiyor.
